Eskidendi Her Şey Eskidi Kadıköy

  Çalışmaktan artakalan zamanlarda bazen yalnız kalmak, yalnız konuşmak, yalnız yaşamak gerekli diye düşünenlerdenim. Geçim sıkıntısının insanın sırtından hiç ama hiç inmediği 21. yüzyılda bu, pek mümkün olmasa da küçük kaçamaklar şart.

  Havanın hafif bulutlu hafif rüzgarlı olduğu cuma günü, bu kaçamakların fırsatçılarından oldu işte. Anadolu yakasında oturanlar için Kadıköy'ün ayrı bir yeri vardır. Bağdat Caddesi'nin o sahte ışıltısı ve samimiyetten uzak mağazaları her zaman Bahariye Caddesi'ne yenik düşmüştür.

  Rıhtımdan Boğaya kadar yürümek, Sanatçılar Sokağı'na göz atmak, Moda'ya inmek insanı hep geçmişe sürükler. Altıyol'da üniversite yıllarınızı yaşarsınız yeniden, sahil kenarındaki kayalıkları görünce birkaç birayla dünyaya meydan okuduğunuz ergenliğinize rastlarsınız.

  Nedendir bilmem, ben en çok Rıhtım-Boğa arasında kalan yolları seviyorum. Bu sevginin var olmasında biliyorum ki; üniversiteye hazırlık sürecinde bu yollarda yatıp kalkmamın, internet kafelerde aylakça oyunlar oynamamın, Tek Büfe'de tıka basa dürüm yemiş olmamın ve bu tadı başka hiçbir yerde bulamıyor oluşumun etkisi yok sayılamazdı. Ama en önemlisi o yıllarda tek derdimizin sınavı kazanmak olması; ödenecek fatura, kesilecek vergi, yüklenecek verginin bulunmaması ve ay sonu aldığın maaşın yüzüne bakamadan evden kaçmaması "hey gidi günler" dedirten faktörlerdendi: Bizler mi yoksa zaman mı değişti! O güzel günler hangi köşelerde gizlendi...

  Ne biz eski biziz artık ne de zaman... Eskiden büyüyüp abilerimizle futbol muhabbetleri yapmak istemez miydik? Şimdi ise; "ah yeniden on beş yaşımda olsam" yakınmaları gezer dillerde.

  Annemin, yurttayken beni elli defa arayıp "oğlum dikkatli ol, kimseye uyma, üstünü iyi ört, terli terli su içme" nasihatlerini ve oda arkadaşlarımın "koca adamsın lan, hala annen mi arıyor" deyişlerinin beni göt etmesini bile özlüyorum. Kız arkadaşlarıma hava atarken, yine annemin "oğlum hava kararmadan evde ol, baban kızar" tehditlerini saymıyorum bile...

  O günleri anıp, tatlı tatlı sızlarken garsona sipariş verdim hızlıca. Bu esnada, büfenin değişen tabelası çarptı gözüme: Bi'tek Büfe. Diğer garsonlardan birine bunun sebebini sordum. Ortaklarla anlaşamadık abi dedi. Anladım üstad anladım diyerek tabelaya baktım tekrar. Her şey değişime uğrarken sizin aynı kalmanız şaşırtırdı beni!

  Zaten ben de artık öğrenci arkadaşlarımla gelmiyorum buraya. Zaten artık soru bankası yerine, son ödeme tarihi çoktan geçmiş faturalar taşıyorum çantamda. Zaten telefonda annemin değil, ayrılıkların sesi var şimdi... 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !